03SAÇ ANATOMİSİ / Saçın Yapısı ve Anatomisi

Saç AnatomisiSaç Anatomisi

Anne karnında ilk kıl folikülleri ağız çevresinde oluşur. Yaklaşık 22. Haftada bütün yüzey foliküllerinin gelişimi tamamlanmıştır. Doğumdan önceki kıl folikülleri renksiz, ince ve yumuşak olup lanugo ismiyle anılırlar. Doğumdan sonra kılların bir kısmı güçlü pigmentli kıllara dönüşürken ( terminal kıllar ), bazısı yine renksiz ve yumuşak ( vellus ), kalanlar da bu iki tipin arasındadırlar ( intermediate ).

Ergenlik öncesinde saçlı deri, kaş ve kirpiklerin haricince hiçbir yerde terminal kıl yoktur ancak ergenlikle birlikte koltuk altı, genital bölgeler, omuz, sırt, göğüs, kol ve bacaklar kıllanmaya başlar. Kapladığı yüzeye göre en fazla kıl folikülü kafadadır. Bütün kafadaki folikül sayısı bir milyon, saçlı derideki folikül sayısı yüz bin bütün vucuttaki folikül sayısı da beş milyondur. Yanaklar ve alında mevcut folikül yoğunluğu vucudun diğer yerlerinden belirgin olarak daha fazladır.

Kıllar, tırnaklar gibi ana maddesi keratin olan sert kıvamlı uzantılarıdır. En iç tabakasını medula adı verilen kısım, onun üstündeki tabakayı korteks, en dış tabakayı da kutikul isimli gerçek koruyucu kılıf oluşturur. Normal gözün göremediği bu tabakalar ancak mikroskop altında fark edilir duruma gelirler. Aşağıdaki resimde basit gibi görünen saç folikülünün milyonlarca hücreden müteşekkil karmaşık bir yapı olduğu rahatlıkla görülebilir.

Saçın rengini belirleyen hücreler saçlı derinin içinde olup saç tomurcuğu adı verilen canlı dokunun içinde yer alırlar. Saç tomurcuğu da bir çeşit kılıf içinde yer almakta olup hücrelerin bölünmesi esasina göre saçı büyüten temel ünitesidir çünkü papilla adı verilen ve kan damarları açısından zengin kısmı sarar. Söz konusu bölümler damarlar tarafından beslendiği için canlıdır. İşte bu canlı üniteye bir bütün halinde ‘folikül’ adı verilir. Bir folikülün canlı kalabilmesi için damarlar tarafından beslenmesi, sinir uçları tarafından uyarılması ve kaslar tarafından yönlendirilmesi, desteklenmesi gerekmektedir. Canlı doku ile çok ilişki olmamakla birlikte vucudun biriktirdiği teri dışarı atmak için de ter bezleri gerekmektedir.

Foliküller, üniteler halinde dizilmişlerdir. Bu üniteler tek bir folikül içerebildiği gibi ( ön saç çizgisi ve kulak üstleri çoğunlukla tekli foliküler üniteler içerir ), ikili, üçlü, dörtlü hatta nadiren daha fazla folikül içerebilir. Örneğin ense bölgesinin üst tarafı yani iki kulak arasındaki saha çoklu folikül içeren ünitelerin daha yoğun olduğu alanlardır.

Erişkin bir insanın saçla kaplı deri yüzeyi yaklaşık 1000 cm2 dir. Her cm2 ye ortalama 100 saç teli düşmektedir. Normal bir erişkinin saçlı derisinde ortalama 100 bin saç teli vardır. Bu rakam beyaz ırk içindir. Sarı ırkta bu sayı 140 bin civarında, esmer ırkta 110 bin civarındadır.
Aslında bütün vücudumuz ( el ayak tabanları ve dudaklar hariç ) kıllarla kaplıdır ancak çoğunluğu melanıin içermediğinden çıplak gözle görülemeyecek denli renksiz ve küçüktürler. Vucudumuzdaki kıl sayısı saçımızdakinin 10 katından daha fazladır. Göğüs, omuzlar, sırt, koltuk altı ve genital bölgeler kılların daha güçlü çıktığı alanlardır. Aşağıdaki kesitte saç foliküllerinin deri tabakaları arasında yer alış şekli görülmektedir.

Saçlarımız anagen, katagen ve telogen adı verilen üç evreden birinde bulunurlar. Saçların büyük bir kısmı, yaklaşık %84 ü anagen evrededir. Bu evre büyüme evresidir ve ortalama 2-6 yıl kadar sürer. Diğer evreler nisbeten daha kısa sürmektedirler. (2-5 hafta)

Saçlar bu evrelerin bir birini takibi esasına göre dökülür ve yeniden çıkarlar. Katagen evrede olan kıl oranı %2, telogen evrede olan kıl oranı ise %14 tür. Kılların uzama süreleri vücudun değişik yerlerinde belirgin şekilde birbirinden farklıdır. En hızlı büyüme başın saçlı derisinde olan kıllarda olup günlük ortalama 0.5 mm kadardır. Erkeklere oranla da kadınlarda saçlı deri kıllarının uzama hızı daha fazladır. Özellikle protein açısından fakir beslenme saç uzaması üzerinde olumsuz etki gösterir. Vitamin eksiklikleri, genetik faktörler, hormonal bozukluklar, hormonal eksiklik veya fazlalıklar, 5 alfa redüktaz enziminin yetersizliği gibi bir çok faktör saç büyümesinde çok etkilidir. Saçlı deri kıllarının içerdiği su miktarı çok az olduğu (%20 ) için sıvı alışkanlığının kılların büyüme ve gelişmesi üzerindeki rolü tartışmalıdır. 5 alfa redüktaz ve saçın uzaması, dökülmesi, kırılması arasındaki ilişki uzun yıllardan beri bilinmekte ve üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.

Testesteron 5 alfa redüktaz enzimi sayesinde Dihidrotestesteron (DHT) a dönüşür. DHT daha potenttir. Sekonder seks karekterinden biri olan genital bölge ve koltuk altı kıllarının güçlenmesi testesteron tarafından sağlanır ancak androjenik alopesinin temel göstergesi olan saçlı deride dökülme ve açılmalar da artar. 5 alfa redüktaz enzimi azaldığında artan testesteron bu durumu daha da belirgin hale getirecektir. Östrojenin de testesteron gibi saçın gelişimi üzerinde belirgin olarak etkisi vardır ve anajen evrenin başlamasını geciktirir.

Saç; içerdiği az miktardaki suyun yanı sıra karbonhidratlar, üre, ürik asit, serbest aminoasitler,fosfolipitler, kolesterol, yağ asitleri ve en önemlisi keratin açısından zengindir. Metyonin ve sistein aminoasitleri ( proteinleri oluşturan yapı taşları ) açısından zengin olan keratin suda neredeyse çözünmeyen ender proteinlerden olduğu için saça dayanıklılık verir. Buna rağmen tırnaklarımıza göre kendini geliştirme ve yenileme konusunda neden ilerleyen yaşlarda zafiyete uğradığı henüz anlaşılabilmiş değildir.