SAÇ DÖKÜLMESİ TEDAVİSİNDE MEDİKAL TEDAVİ

Hekimin saç dökülmesinde ilk yapacağı hastanın medikal bir şampuan kullanmasını sağlamak olacaktır. Hastanın saç yapısına göre doğru seçilmiş olan bir şampuan hem hastanın saçlarını zararlı diğer şampuanların kötü etkilerinden koruyacak, hem de saçları yıkarken sadece arındırmakla kalmayacak, saçı yıkarken besleyecek, eksiklerini yerine koyacak, kırılmaları engelleyecek, saçlı derinin besin miktarlarını arttıracak ve dökülme sahasının kanlanmasını arttırarak sekonder (ikincil) faydalar sağlayacaktır.

Önerilecek şampuan içeriği çok önemlidir. Örneğin Aesculus hippocastanum seed extract (at kestanesi) saçlı derinin damarlanmasını ve kanlanmasını artırır. Bu etken maddenin şampuanda bulunması ısı artışı da sağlayacağından olumlu etki gösterecektir. Phenoxyethanol antimikrobiyal etkisi dolayısıyla, panthenol yani provitamin B5 nemlendirici özelliği dolayısıyla, arnica montana flower extract (altın çiçek ekstresi) tahriş önleyici ve kepek oluşumunu engelleyici özelliği dolayısıyla, melissa officinalis leaf extract (oğul otu ekstresi) saçlı derinin genç kalmasını sağlaması dolayısıyla, urtica dioica extract (ısırgan otu ekstresi) 5 alfa redüktaz enzim inhibitörü olması ve finasterid benzeri bir etki oluşturması dolayısıyla, arctium majus root extract (dulavrat otu ektresi) yine 5 alfa redüktaz benzeri steroller içermesi ve saçları daha çabul uzatması dolayısıyla şampuanda bulunmasında fayda olacak olan doğal ekstrelerdir.

Hasta hekimin önerdiği şampuandan başka bir şampuan kullanmamalı ve hekimin önerdiği sıklığın dışına çıkmamalıdır. Eğer daha az kullanırsa saçlı deri üzerinde biriken tortular gözenekleri tıkayacak, saçlar fazla yağlanacaktır. Bu da alt tabakaların nefes almasını zorlaştıracaktır. Hasta eğer şampuanı belirlenenden daha fazla kullanacak olursa da saçın kendi florası bozulacak, hastalıklara karşı kendi direnci ile mukavemet etme yeteneği zayıflayacak ve mekanik travmalar sebebiyle kırılmalar artacaktır. Bu sebeplerle ortalama bir yıkama sıklığını hekimin belirlemesi ve hastanın da buna uyum göstermesi çok önemlidir.

Şampuan kullanımı her ne kadar bazı hasta gurupları için yeterli olsa da özellikle ilerleyen yaşlarda tek başına yeterli olmayacak ve diğer tedavi seçenekleri ile kombine edilmesi gerekecektir.

Şampuanın saç sağlığındaki bir önemli özelliği de hastanın bunu ilaç olarak algılamamasıdır. Normalde zaten bir şampuan kullanacak olan hasta için medikal şampuanı banyosuna koyması bu tedavinin devamlılığı için yeterli olacaktır. Şampuanın aksine diğer bütün ilaçlar için hastanın tedaviye riayetini sağlamak gerçekten çok güçtür. Her gün kullanılması gereken bir ilaç için hasta ilk zamanlarda ciddi bir dikkat gösterebilir ancak ilerleyen zamanlarda bıkkınlık, yılgınlık, ümitsizlik, zamansızlık gibi bir çok sebeple bu dikkatini ve uyum becerisini kaybedecektir. Oysa şampuan aynı zamanda rutin olarak saç temizliğinde kullanıldığı için hastanın yıllarca medikal bir şampuanı düzenli kullanması kendisi için zor olmayacaktır. Bu sebeple bir çok ürün ilaç olarak piyasaya sürüldüğünde çokça ilgi görmezken şampuan içinde bir ekstre halinde hastaların hizmetine sunulduğunda çok kolay kabul görmektedir. Biz de tedaviye uyum konusunda sorun yaşaması olası hastalar için bazı ekstreleri (örneğin; çam terebentini) şampuanına katmasını önermekteyiz.

Piyasada bir çok saç dökülmesini önlediğini söyleyen şampuanla karşılaşmak olası. Ancak şampuan önerisinin de hasta muayenesini takiben yapılması bir zorunluluktur. Başta söylediğim gibi hastanın saç dökülmesine sebep olacak risk faktörleri tespit edilip gerekli tedbirler alınmadan, düzeltmeler yapılmadan bir tedaviye başlanması risklidir. Bu sebeple şampuan önerisinin bile “kişiye özel” olması gerektiği mutlaka akılda tutulmalı, bilimsel dayanakları olan ifadelere kıymet vermeli ve en önemlisi bu konudaki kararı bir uzmana bırakmalıdır.

Annasusanna’nın 100 yıllık formülü ile saç dökülmesine dur deyin !